THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES

30 Haziran 2008 Pazartesi

Websitenizin Trafiğini Hızla Arttırmak İçin 10 Harika Yol

Web Forumlarında gördüğüm en çok sorulardan biridir: “Blogumun veya Websitemin trafiğini nasıl arttırabilirim?”. İnternette bunun için bir çok yol ve hile mevcuttur. İşte size “Internet Star” olmak için gerekli, kanıtlanmış 10 yol.

Siteniziin Hiti

1. Bedava içerik ile ziyaretçilerinizi teşvik edin. Bu makaleler olur veya çeşitli blog yazıları olur. İçeriğinizi ziyaretçi için çekici hale getirin, bu paylaşacağınız şeyin (yazı, şarkı, program) son hali veya orjinali olabilir. Ayrıca ziyaretçinize içeriğiniz değiştirme yenileme ve kendi blogunda, sitesinde yayınlayabilme hakkı verebilirsiniz. Fakat bu yöntemi uygulayacaksanız paylaşacağınız içeriğin sonuna url adresinizi ekleyin ki ziyaretçiler sizi rahatça bulabilsinler. Bu sayede sitenize fazlası ile geri dönüşüm yapabilirsiniz ve yazı değişik sitelerde yayınlandıkça siteniz hem back-linkler hem de ziyaretçiler kazanmış olacaktır…

2. Forumunuza veya haber grubunuza üyelikleri ücretsiz yapın. Aktivitasyonu kaldırın, sitenizi ziyaretçilere açın. Zaten bu günlerde ortalık forum ve haber grubu doldu. Sizin onlardan bir farkınız olmalı. Çok aktif ve yararlı üyelerinizi ödüllendirin. Bu sayede onları teşvik etmiş olursunuz ve diğerlerini de hırslandırıp aktif olmalarını sağlamış olursunuz. (Bu madde orjinal metinde çok farklıydı ve başka bir konudan bahsediyordu yalnız Türk siteleri için gerekli olmayan bir maddeyi yazmak yerine kendimin ve bir çok webmasterin üzerinde anlaştığı bu maddeyi yazmak daha mantıklı geldi.)

3. Bedava dizin hizmeti veya sunun veya içeriğinizle ilgili ziyaretçiye faydalı olabilecek diğer sitelerin linklerinin bulunduğu bir sayfa hazılayın. Dediğim gibi eğer hazırladığınız kaynak dizin sitenizin içeriği ile ilgili diğer kaynak sitelere ve ilginç sitelere link veriyorsa zaten sitenize içeriği için giren bir ziyaretçi o içerikli ilgili diğer sitelere ulaşmak isteyecektir. Sizin kaynak dizininiz ise o ziyaretçiye bir kitabın fihristesi gibi yol göstereceği için bütün o sitelere ulaşmak istediği her an sizin dizininizi ziyaret edecektir. Bu da size sürekli bir ziyaretçi demektir…

4. Ziyaretçilerinize ücretsiz e-book dağıtın. Ben 15 blogumda da bu hizmeti sağlıyorum. Bedavayı seviyorum! (Kim sevmezki [Smile] ). Bazı e-book yazarları kitaba sizin kendi reklam ve linklerinizi koymanıza izin verir ve sizden alınan içinde sizin reklamınızın bulunduğu e-book bir çok yerde paylaşıma sunulacaktır. Bu size hem verdiğiniz bedava e-book hizmetinden dolayı hem de yayınladığınız reklamlardan dolayı ziyaretçi getirecektir…

5. Bedava dersler verin ve ders alanlar için özel sınıflar hazırlayın. Bu sizin web sitenizin chat odasında olabilir mesela. Bilgiyi canlı olarak öğrenme fikri kişiyi sizin sitenizi ziyaret konusunda kesinlikle ayartacaktır. Ayrıca siz ders verdiğiniz konuda bir uzman olarak bilineceksiniz. Bu dersleri özel haber grubları düzünleyerek veya forumlarda da verebilirsiniz…

6. Düzenlediğiniz yarışma ve bahislere ziyaretçinize bedava giriş hakkı verin. Ödüller ziyaretçinizin ilgisini çekecek ve dikkat uyandıracak olmalıdır. Bu sayede yarışmanıza kayıt olan kişi sonuçları görmek için tekrar sitenize uğrayacaktır. Ödül illa para olacak diye bir koşul yok. Kaliteli bir kitap, çok kaliteli ve ilgi çekici üyeliği ücretli olan bir siteye ücretsiz üyelik vs. vs…

7. Ziyaretçinize bedava yazılımları indirme olanağı tanıyın. Bu yazılımlar freeware, shareware veya demolar olabilir. Ayrıca sitenizin bir bölümünü bedava yazılım dizinine dönüştürebilirsiniz. Eğer yazılımın yapımcısı siz iseniz içine reklamınızı yerleştirin ve insanların onu dağıtmasına izin verin…

8. Sitenizden ziyaretçilerin faydalanabileceği bedava online servisler sunun. Bu pr öğrenme servisi olabilir, sayaç servisi olabilir yani çoğtaltabiliriz bu örnekleri. Yalnız bu servislerinizin hedef kitleye yardımcı olabilecek olmasına dikkat edilmelidir.

9. Sitenizden ziyaretçiye bedava danışma hizmeti sunabilirsiniz. E-mail veya telefonla da olabilir bu yardım. İnsanlar bunu benimseyeceklerdir çünkü danışma fiyatları genelde yüksektir. Bir konuda onların ihtiyacı olan bilgiyi onlara sağlamanız size o konuda internet çapında bir vasıf kaznadıracak ve reklamnızı çok kolay yapmış olacaksınız.

10. Eğer online bir klübü sahipseniz. İnsanlara bir yıllık bedava üyelik hakkı verin. Bu syaede insanlar sizin hizmetinizi kullanmaları durumunda neler kazanacaklarını görürler ve üyeliklerini ücretli olarak devam ettirirler. Bu bir oyun klübü, video klübü, yazı klübü olabilir. Eğer gerçekten çok benzersiz ve kaliteli bir klübünüz varsa bu hizmeti en kötü ihtimalle bir ay vermeye çalışabilirsiniz…

Bu 10 harika yol size ziyaretçilerinizi sitenizi sürekli ziyaret etmeleri için ikna eder. Bunun yanında arama motorları tarafından da es geçilmeyeceğinizi unutmayın…

Yazar: Jim DeSantis
Çevirmen: Deniz Coşkun (The Hawk)

Kevin Mitnick, Efsane Hackerin Öyküsü…

O bir tarih yazdı, o tüm dünyaya adını duyurdu, bilgisayar deyince ilk akla gelen isimlerden oldu, herkesin imkansız dediğini başardı, arkasında tüm dünyada örnek alınacak olan bir dünya yarattı, adına sayısız web sayfası hazırlandı, bir sürü efsane üretildi, o kimseyi aldırmadı, o sadece içinden gelen sese kulak verdi, sadece ulaşmak istediği şeye ulaştı ve istediği yerde bıraktı. O Efsana Hacker, O bir Kevin Mitnick… İşte Kevin ‘in detaylı bir hayat biyografisi, bir haftalık çeviri ve derlemeler sonucu hazırladım. Uzun bir yazı oldu fakat zevkle okumanız için kullandığım kelimelere akıcılık özelliğini katmaya çalıştım. İşte size Meşhur “Kevin Mitnick”…

Kevin

6 Ağustos 1964 yılında dünyaya geldi. Oteritelerce gelmiş geçmiş bilinen en büyük hacker kabul ediliyor. 1995 yılında hapse giren Kevin, 2000 yılında koşullu olarak serbest bırakıldı. İstenen koşul ise bilgisayara ve telefona dokunmamasıydı. Bunun sebebi ise kendisine ceza veren hakim ve savcıya bu cihazlarla zarar vermesi. Bu cihazlarla yaptığı bazı olaylara örnek verecek olursak; bir seferinde bilinmeyen numaralar servisini bir hakimin telefonuna yönlendirmesi, başka birisinin telefonunu ise aylarca arızalı göstermesi, başka birinin ise telefonuna binlerce dolarlık fatura gelmesine neden olmuştur.

Ailesi hakkında biraz bilgi verecek olursak anne ve babası Kevin 3 yaşındayken ayrılmışlar, Amcası madde bağımlısı, üvey kardeşi aşırı dozda eroin kullanmaktan ölmüş. Annesi lokantalarda çalışıyor ve sık sık arkadaş değiştiriyordu. Bu nedenle gerçek babası ile arası pek yoktu. Sık sık evlerini değişik yerlere taşıyan Kevin arkadaşlarıyla sürekli telefonda görüşme imkanı buluyordu. Bu nedenle telefon sistemlerine yakın bir ilgi duymaya başladı.

Kevin 1978 yılında bir yandan amatör radyo programcılığıyla bir yandan da telefon sistemleriyle uğraşmaya başladı. Sosyal ilişkilerde çok kötüydü, tartıştığı kişilere karşı kolayca kin besliyor ve onlara teknolojik sistemlerden yararlanarak zarar vermeye çalışıyordu. Mesela en basitinden kişinin telefon hattını kesiyordu.

Kevin aynı yıl ABD ‘de kız arkadaş edinmek için çalışan bir telefon işletmesinin sahibi olan Roscoe ile tanıştı. Roscoe ‘e dikkatinizi çekerim, 1995 yılında yakalandığında ilk aradığı kişi Roscoe olmuştur. Roscoe teknolojinin kendisine sağladığı faydaları seviyordu. İşlettiği telefon servisçiliği sayesinde tanışıp birlikte olduğu kız sayısı zamanla sayılamayacak düzeye gelecektir. Bu nedenle daha sonraları “Ev bilgisayarı kullanarak kadınları baştan çıkartma klavuzu” adlı kitabı yazacaktır. Roscoe ‘nin kız arkadaşı Susan da gündüzleri telefon operatörlüğü yapıyor, geceleri ise fahişelik yapıyordu. Susan da zamanla telefon sistemlerini öğrenri ve daha sonraları bilgisayar sistemlerine yönelerek sistemlere girmeye başlamıştır. Bu üçlü gruba Steven diye birisi daha katıldı. Steven ‘in de bilgisi daha çok telefon sistemleri üzerineydi. Bir süre sonra gerçek bir grup olmayı başaran bu dörtlünün içinde en teknik bilgili Kevin, grubu yöneten kişi ise Roscoe ‘dir.

Grup telefon sistemleri yönünden, telefon firmalarında çalışanlardan daha iyi biliyordu. Saldırıları genellikle sosyal mühendislik yoluyla gerçekleşiyordu. Telefon sistemlerine girmek istedikleri kurumdan bir kaç kişiyi arayarak onlarla üstleri gibi konuşup bilgi almaya çalışırlardı. Öyle ki Roscoe gizlice kuruma gidip ordaki çalışanlar hakkında yakın bilgiler toplar ve bunları bir deftere not olarak yazardı.

Bu saldırıları para için yapmıyorlardı. Mesela bir seferinde bilinmeyen numaralar servisini kendilerine yönlendirerek arayanlara; “beyaz mısın, zenci misin? telefon defterlerimiz ayrı ayrı da” diyerek dalga geçiyorlardı. Zamanla bilgisayar sistemlerine merak sarmaya başladılar. Susan Askeri bilgisayar sistemlerine girer, Roscoe ise üniversitelerin sistemlerine girerdi.

Kevin ‘in fotoğrafik zekası çok yüksekti. Uzun bir kağıtta yazılı olan şifreleri saatler sonra yine hatırlardı. Bilgisayar sistemlerine girmeye başladıktan sonra Kevin ve Roscoe sürekli birlikte çalışmaya başladı. Dışarda kalan Susan ‘a başkasıyla nişanlanarak bir darbe daha atan Roscoe ‘ye Susan intikam alma yemini etti. Bu yeminini gerçekleştirmek için 1980 aralık ayında US leasing adında bir şirketi arayarak Digital Equipments şirketinin elemanı olarak tanıttı. Us Leasing firmasina, sisteminizdeki bir hatayı düzeltmem için kullanıcı adı, parola ve bir telefon numarası verin diye mesaj attı. Hiç bir şeyden şüphelenmeyen firma gerekli tüm bilgileri verdi. Ertesi gün firmaya gelenler şaşkınlık içindeydiler. Çünkü bütün gece firmada bulunan tüm yazıcılar durmadan çalışmış ve boş beyaz kağıtlara; “Sistem kırıcısı geri döndü. Sistem A ve B sistemi üzerindeki verileri silmeye az kaldı. Sistemi geri yüklerken eğleneceğine eminim. Roscoe, Mitnick, Roscoe, Mitnick” yazılmıştı.

Bir diğer önemli olay 1981 yılında gerçekleşmişti. Kevin ve Roscoe ABD ‘nin en büyük telekom şirketlerinden biri olan Pasific Bell şirketinin Los Angeles ‘taki COSMOS merkezine girmeye karar verdiler. COSMOS ‘u merak edenlere söyleyeyim, COSMOS telefon firmaları tarafından her türlü iş için kullanılan veritabanının adıdır. Bu sisteme girmek için yaklaşık 15 tane farklı komutun bilinmesi gerekiyordu. Kevin ve Roscoe
bu komutları öğrenmek için Merkezin çöp kutularını karıştırdılar. Çünkü bu çöp kutularında personellerin yazışmaları ve merkez içinde bilgi alışverişinin yapıldığı kağıtlar olacaktır. Bazı parolalar ve bilgilere ulaştılar. Ancak bu sisteme girmek için daha da çok bilgiye ihtiyaçları olacaktı ve onlar da zaten daha ileri gittiler :)

İlk önce sisteme girip kısıtlı alanda personel listesine kendi adlarını eklediler. Daha sonra şirket çalışanı gibi içeri girdiler. Bir yöneticinin odasına girip COSMOS ile ile ilgili bir klavuz alıp çıktılar. Ama işler umdukları gibi gitmedi. Çünkü ertesi gün klavuzunu çaldıkları yönetici klavuzun olmadığını anladı, personel listesinde yabancı olan iki kişiyi (Kevin ve Roscoe) tespit edip, işin daha kötüsü Susan ‘nın şikayetçi oldukları polislere şikayet ettiler.

Polis Kevin ‘in evine gidip baskın yaptı ama Kevin evde yoktu. Aradıkları klavuzu orada bulamadılar ama bilgisayar ve telefon sistemlerine giriş ile ilgili bir çok malzemeye ulaştılar. Kevin o sırada sinegoga gitmişti. Polisi karşısında gören Kevin korku ve endişeyle kaçmaya çalışmış ve bir iki sokaklık araba takibi sonucu yakalandığında korkudan ağlımıştı.

Daha sonra hem hırsızlık hemde bilgisayar sistemine girmek suçundan hakim karşısına çıkan Kevin suçlarını itiraf etti. Bunu yaparak hem Roscoe ‘ye ihanet etti, hem de bu şekilde islah evine gitmekten kurtulmaya çalıştı.Umduğu gibi oldu ve 90 günlük denetim cezası aldı, üstüne arkadaşlarıyla görüşmesi yasaklandı.

Bu arada Susan boş durmuyor kendisini geliştiriyordu. Öyle bir gelişme gösterdi ki senatörlere ve askeriyeye brifing veriyordu.

Aynı zamanda Kevin de boş durmuyor kaldığı yerden devam ediyordu sistemlere girmeye. Sık sık telekom ve üniversitelerin kullandığı sistemlere giriyorlardı. Dikkat çekicek şekilde Güney California University ‘in sistemlerine giriyorlardı. Arkadaşı Lenny ile birlikte suç üstü yakalandı ama bu sefer öyle kolay kurtulamadı. 6 ay islah evinde kaldı. İçerideyken polisler için bilgisayar güvenliği hakkında video hazırladı. 1983 sonbaharında serbest bırakıldı.

Kevin daha sonra bir aile dostunun işyerinde çalışmaya başladı. İşyerinde günün her saati bilgisayar başında oturarak birşeylerle uğraşıyordu. İşyeri sahibinin dikkatini çekmişti ve bu dikkat kendisine çok pahalıya mal olacaktı. Çünkü durumdan şüphelenen ve kaygılanan patron Kevin ‘in belalısı olan polise gidip derdini anlattı. Zaten bahane arayan polis Kevin hakkında arama ve tutuklama kararı çıkarttırdı ama Kevin hapse girmeyi kabul etmeyip çareyi kaçmakta buldu.

1985 yılında hakkındaki tutuklama kararları zaman aşamasına uğradı. Kevin yeniden sahneye çıktı. Arkadaşı Lenny ile tekrar birlikte çalışmaya başladı. Lenny, Kevin ‘ e çalıştığı yerdeki bilgisayarları kullanıma açarak yardım ediyordu. Kevin bu zaman zarfında ABD nin CIA ve FBI den daha büyük ve gizli olan NSA (National Security Agency) haber alma teşkilatının bilgisayarlarına girmeye başladı. Yaklaşık 6 ay süre zarfında Los Angales civarında nerdeyse tüm mini bilgisayarlara girecek şifre topladılar. Lenny ise NSA nın baskılarıyla işten kovuldu. Kevin aynı yıl (1985) bir bilgisayar kursuna katıldı ve başarılı bir kurs geçiriyordu.

Kevin ‘in daha önce ikili ilişkilerde iyi bir uyum sağlayamadığını söylemiştik. Bu nedenle 1987 yılında evleneceğini söylediğinde herkes çok şaşırmıştı. Kız ile okulda tanışmıştı Kevin, kız bir telefon şirketinde yönetici olarak çalışıyordu. (gerçi Kevin bunu öğrendiğinde gülmekten yerlere yatacaktı) Kız ile Kevin birlikte aynı evde yaşamaya başladılar.

Bu sıralar Kevin UNIX programının bir benzerini yapıp satan Santa Cruz Operation (SCO) şirketinin bilgisayarına girmeye çalıştı. Bir sekreterin hesabını kullanarak giriyordu. Fakat anında yetkililer tarafından farkedilmiş ve bağlantı adresinden yerini tespit etmeye çalışmışlar ama şaşırtıcı bir olayla karşılaşmışlardı. Bir türlü bağlantı noktasının yerini bulamıyorlar. Günler sonra Kevin daha da ileri giderek XENIX’i kopyalamaya çalıştı bu duruma sinirlenen yetkililer Kevin ‘in dalgınlığından yararlanarak ve güvenliği sağlayamayan Kevin ‘in evini buldular. Evde kimse yoktu, bilgisayar, modem, disket ve de bir adet tabanca bulundu. Haklarında hemen bir tutuklama kararı çıkarıldı. Kız arkadaşının bir suçu olmadığı anlaşıldı ve o serbest bırakıldı. Dava sürerken evlendiler. En sonunda Kevin suçunu itiraf edip şirketle anlaştı.

1988 yılında Kevin ve Lenny tekrar bir araya gelerek başka bir okulun bilgisayarına girmeye başladılar. Okulun bilgisayarındaki tüm bilgileri kartuşa yazmaya çalıştılar. Bu sırada okul yöneticisi hemen polise haber verdi. Polis elinde bir çok kanıt olduğunu düşünüyor ve Kevin ‘i içeri atıp uzun süre kalmasını sağlayacağını düşünüyordu. Ama polis üniversite, Telekom şirketi ve Digital Equipments arasında bağlantı uyumsuzluğundan dolayı birşey yapamıyordu.

Kevin ve Lenny’nin şimdiki amaçları Digital Equipments firmasının en değerli yazılımı olan VMS işletim sistemini elde etmekti. Bunun için Arpanet içinde gezinmeye başladılar. Arpanet içindeki bir askeri bilgisayara girmeyi başardılar ve onu çaldıkları yazılımları saklamak için kullanmaya başladılar. Bu bilgisayara girdikleri anlaşılınca başka bilgisayarlara geçtiler: Güney Kaliforniya Üniversitesinin bilgisayarlarına. Bilgisayarlara giriyorlar, onların üzerinden Arpanet‘e çıkıyorlar ve bir yerlerden aldıkları VMS‘in kaynak kodunu bu bilgisayarlara kopyalamaya çalışıyorlardı. Kopyaladıkları kod VMS‘in alelade bir sürümü de değil 5.0 sürümüydü. Bu sürüm henüz müşterilere dağıtılmaya başlanmamıştı ve bulunabileceği tek yer Digital Equipments‘ın iç ağı olan Easynet idi. Kevin ve Lenny gerçekten de bir zamandır Easynet‘e giriyorlardı. Girmekle kalmayıp Easynet içinde çalışanların birbirleriyle yazışmalarını da izleyebiliyorlardı. Bu yazışmalar arasında iki kişi dikkatlerini çekti. Birincisi bir VMS güvenlik uzmanıydı. İkincisi ise sürekli olarak bu uzmanla yazışan ve İngiltere’deki bir üniversitede çalışan bir başka uzmandı. İkinci uzman sürekli olarak bulduğu güvenlik açıklarını ilkine gönderiyordu. Tabii, bunlar Kevin ile Lenny’nin eline de geçiyordu.

VMS’in kaynak kodunun üniversitenin bir bilgisayarına aktarılması bittiğinde sıra dosyaları bir manyetik bant kartuşuna kopyalamaya gelmişti. Ellerindeki araçlarla bunu uzaktan yapmaları mümkün değildi. Bunu üniversitenin bilgisayarının başında yapmaları gerekiyordu. Bu iş için yanlarına eski arkadaşları Roscoe’yu aldılar. Kevin tanındığı için üniversiteye girmeyecek, işi Lenny ile Roscoe bitirecekti. Roscoe kendisini bir öğrenci olarak tanıtıp kopyalaması gereken dosyalar olduğunu söyledi ve kartuşun bilgisayara takılmasını sağladı. Sonra Lenny ile buluşup telefonla Kevin’a haber verdiler. Kevin bilgisayara uzaktan bağlanarak dosyaların kopyalanması için gereken komutları verdi. İşlem bitince Roscoe kartuşu aldı. Dosyalar çok büyük olduğu için bu işlemleri birkaç kez yapmaları gerekti ama sonunda VMS’in kaynak kodlarına sahip oldular. Artık bu kodu inceleyip işletim sisteminin açıklarını bulabilirlerdi.

Bu sırada hem üniversitede hem de Digital Equipments’da sisteme birilerinin girdiği anlaşılmıştı. Kevin ve Lenny’nin de okudukları e-postalar ile yakından bildikleri gibi Digital Equipments içinde üç kişi hemen hemen tüm zamanlarını bu işi çözmeye adamışlardı. Ama Kevin ve Lenny yine bu e-postalardan Digital Equipments’ın onları bulsa bile kolay kolay suçlayamayacağını öğrenmişlerdi. Firmalar kendi sistemlerine birilerinin girdiğinin öğrenilmesinden hiç de memnun kalmıyorlardı. Yine de her iki kurum da onları saptamak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Kendilerine gelen telefon bağlantılarını izlemek için Telekom şirketleriyle birlikte çalışıyorlardı. Kevin telefon sistemini iyi tanıması nedeniyle aramalarını hep çağrı yönlendirme yöntemiyle yapıyor ve izleme sonunda rasgele numaralara erişmelerini sağlıyordu. Bir keresinde rastgele numara orta doğudan göçen bir adamın numarası çıktı. Adamın evi FBI tarafından basıldı ama ajanlar televizyon seyreden bir adamdan başka bir şey bulamadılar.

Bu arada Lenny ile Kevin arasında sorunlar baş göstermeye başladı. Lenny daha normal bir hayat sürmek istiyordu: Hacker’lık dışında faaliyetlerle ilgilenmek, kız arkadaşına daha fazla zaman ayırmak istiyordu. Kevin ise tek bir şeye saplanmıştı: Daha çok, daha çok bilgisayar sistemine girmek. Lenny’i de kendisiyle çalışmaya zorluyordu. Lenny, Kevin’ın ilerde kendi aleyhinde kullanabileceği bilgileri topladığını düşünüyordu. Sık sık tartışıyorlardı. Kevin her işlerinde “bu sonuncu olacak başka bir hacking yapmayacağız” diyordu ama birisi bitince bir başka işi başlatan da yine hep o oluyordu. Kevin çalışmaları ile ilgili olarak da karısına sürekli yalanlar söylüyordu. Lenny’nin arkadaşları Roscoe’yu arayıp durumdan yakındı. Roscoe da Kevin’ın halinden memnun değildi ve ona şimdiden iyi bir avukat bulmasını önerdi. Kevin çığırından çıkmıştı: VMS işletim sisteminin kaynak kodunu kopyaladıktan sonra şimdi de yine Digital Equipments’dan Doom adında bir oyunu kopyalamak istiyordu. Lenny için bu kadarı fazlaydı. İşindeki amirleriyle konuşup durumunu anlattı. Birlikte hem Digital Equipments’ı hem de FBI’ı aradılar ve durumu anlattılar. Lenny o ana kadar elde ettikleri 36 adet kartuşu FBI’a teslim etti. Birlikte Kevin’a bir tuzak hazırladılar. Lenny’nin üstüne mikrofon ve teyp yerleştirdiler. Lenny her akşam olduğu gibi işyerinde Kevin ile buluştu. Bu sırada FBI ve Digital Equipments güvenlik elemanları da aynı binada onları izliyordu. Kevin sabah saat 3’e kadar çalışmayı sürdürdü. Ertesi sabah FBI ajanları ve Digital Equipments yetkilileri bir toplantı yaptılar. Her zamankinin aksine bu sefer Digital Equipments da geri çekilmemeye karar vermişti. O gün akşam Kevin tutuklandı. Yıl 1988 idi.

Kevin’ın tutuklanışı gazetelere manşet oldu. Haberlerde onun basit bir telefonla nükleer savaşa yol açabileceği, toplum için bir tehdit oluşturduğu işleniyordu. Kevin maksimum güvenliğin sağlandığı bir hapishaneye kondu. Digital Equipments firması Mitnick’in kendilerine verdiği zararın 160 bin dolara mal olduğunu iddia etti. Kevin mahkemede bazı suçlamaları kabul etti, yaptıklarından dolayı özür diledi ve bu tür şeyleri bir daha tekrarlamayacağına söz verdi. Mahkeme onu bir yıl hapis ve altı aylık bir tedavi ile cezalandırdı. İyi hali görüldüğünden, 1990 yılının baharında, cezasının tümünü tamamlamadan hapishaneden şartlı olarak çıktı. Hapishaneden çıktığında karısı boşanmak istedi: Bütün olan bitenden bıkmıştı.

Kevin hapisten çıktığı zaman eski arkadaşı Susan ile görüşmeye başladı. Kevin kilo vermişti ve düzenli bir işte çalışıyordu. Susan, sonradan bu döneminde Kevin’ı baştan çıkarmaya çalıştığını söyleyecekti. Onun yatakta nasıl olduğunu merak ediyordu. Ama Kevin’ın bu taraklarda bezi yoktu. Susan vazgeçti. Daha sonra “isteseydim onunla yatardım” diyecekti çevresindeki herkesin buna inanmasını bekleyecekti.

FBI, hapisten çıkan Kevin’ın ıslah olduğuna inanmıyordu. Justin Petersen adında eski bir hacker’ı Kevin’ın peşine taktı. Justin, hem Kevin, hem de Roscoe ile ilişkiye geçip onları bilgisayarlara girme konusunda cesaretlendirdi.Üçü birlikte bir çok bilgisayara girdiler. Kevin, Justin’in ajan olduğunu farkedince bir avukata danışıp onunla yaptıkları görüşmeleri teybe kaydettiler. Ama çok geçti. Şartlı salıverme kurallarını ihlal ettiği için Kevin hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Kevin yakalanmamak için kaçmaya başladı. Sürekli şehir değiştiriyor, alışverişini hep nakit paralarla yapıyordu. Bilgisayarlara girme huyundan vazgeçememişti. Gelişen teknoloji ile birlikte bir dizüstü bilgisayar, bir hücresel telefon ve modemle çalışmak yeterli hale gelmişti. İnternet’in yaygınlaşması da ona hizmet ediyordu. Bir yerel İnternet hizmet sağlayıcısına bağlanıyor oradan da İnternet’te yaygın olarak kullanılan Telnet programı ile istediği sisteme bağlanabiliyordu.

Bu sırada Digital Equipments firmasına VAX sistemlerinin hatalarını rapor eden İngiliz’le arasında garip bir bağ oluştu. Kevin, İngiliz’in firmaya gönderdiği e-postaların hepsini okuyabiliyordu. Bu e-postalardan ne kadar bilgili bir kişi olduğunu anladığı İngiliz’e karşı hayranlık besliyordu. Bu hayranlığın sonunda kendisini telefonla aramaya bile başladı. Telefon görüşmeleri 2, 3 bazen 4 saat sürüyordu. İngiliz’in FBI ile bağlantılı olarak onu yakalamaya çalıştığını öğrenince büyük hayal kırıklığına uğrayıp bağlarını koparttı.

1994′ün son aylarında Kevin Seattle kentindeydi (Microsoft’un da merkezinin bulunduğu Amerika’nın kuzeydoğusundaki bir kent) . Brian Merril adıyla bir hastanede bilgisayar teknisyeni olarak çalışıyordu. Şehrin telekom şirketinin iki dedektifi telefon korsanlığını araştırırken onu buldular. Tarama cihazı ile binasına kadar ulaşıp telefon konuşmasını dinlediler. Kevin karşısındakiyle bir bilgisayar sistemine nasıl girileceğinden konuşuyordu. Ama arama emri ancak birkaç ay sonra çıkarılabildi. Arama yapıldığında da Kevin’ı bulamadılar. Kevin yine kaçmayı başarmıştı. Kaçtığı yer Amerika’nın doğusundaki Raleigh kentiydi. Bu kentte son ve en uzun hapis cezasına çarptırılmasına neden olan işini yapacaktı: Japon kökenli bir Amerikalı olan Tsutomo Shimomura‘nın bilgisayarına girmek.

Tsutomu Shimomura dünyaca ünlü bir fizikçi olan Richard Feynman‘dan ders alan parlak bir astrofizikçi idi. Ama astrofizik onu kesmiyordu. 19 yaşında Los Alamos Ulusal Laboratuvarında işlemci mimarisi ve hesaplama yöntemleri üzerinde çalışmaya başladı. Daha sonra San Diego Süper Bilgisayar Merkezinde çalışmaya başladı. Kendini beğenmiş birisiydi. Karşısındaki kişi onun konularından anlamıyorsa Tsutomu için değersizdi. Bilgisayarları çok seviyor ve bilgisayar güvenliği alanıyla yakından ilgileniyordu. Bu özelliği yüzünden Hava Kuvvetlerine ve NSA‘e güvenlik konusunda danışmanlık yapıyordu. Bilgisayarına girildiğini farkettiğinde çok şaşırdı, çok bozuldu ve bunu kişisel bir tehdit olarak algılayıp bilgisayarına gireni takip etti. Yakalayana dek.

Tsutomu‘nun sistemine giren kişi iz bırakmamak için günlük dosyalarını (log files) silmişti. Ama Tsutomu çok önceden tedbirini almıştı: Günlük dosyalarının bir başka bilgisayara düzenli olarak gönderilmesini sağlamıştı. Bu dosyaları bir master öğrencisi düzenli olarak inceliyordu. Bu öğrenci normalde hep artması gereken günlük dosyalarının son kopyasının küçülmüş olduğunu gördüğünde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu farketti. Durumu Tsutomu‘ya haber verdiğinde Tsutomu kayak yapmaya gidiyordu. Tatilini iptal edip hemen San Diego‘ya döndü.

Tsutomu‘nun bilgisayarlarına saldıran kişi IP spoofing denilen bir tekniği kullanıyordu. Chicago‘daki Loyola Üniversitesinden girdiği sanılan birisi, bilgisayarının IP adresini Tsutomu‘nun ağındaki bir IP adresi olarak göstermişti. Saldırgan bu yolla Tsutomu‘nun birçok bilgisayarından düzinelerce dosyayı kopyalamıştı. Tsutomu bu tekniği duymuştu ama gerçekleştirilmesi çok zor olduğu için uygulandığını hiç görmemişti.

Tsutomu bilgisayar güvenliği konusunda çalışan kişilerin çoğu gibi Kevin Mitnick’i duymuştu. Kevin’ın arandığını da biliyordu. Saldırganın o olduğundan emin değildi ama araştırmaya hemen başladı. Önce saldırganın neleri çaldığını buldu: Hücresel telefon kodları, Tsutomu‘nun e-postalarını ve çeşitli güvenlik araçlarını içeren özel klasörü (home directory) birçok başka dosya. Tsutomu bilgisayarlarındaki güvenlik önlemlerini arttırıp tatiline döndü. Sonraki günlerde Tsutomu, Bruce Koball adında birisi tarafından arandı. Bruce San Francisco‘da yaşıyordu ve internet hesabına ayrılan disk alanının Tsutomu’nun dosyaları ile dolduğunu bildiriyordu. Bu alanda Tsutomu’nun yaklaşık 150 MB’lık dosyası bulunuyordu. Tsutomu San Francisco‘ya uçup İnternet Hizmet Sağlayıcısının merkezine karargah kurdu. Buradan kendi sistemlerine giren kişiyi izlemeye başladılar. Onun klavyede bastığı her tuşu takip edebiliyorlardı. Saldırganın o bölgedeki başka İnternet Hizmet Sağlayıcılarına (ISP) da girdiğini ve o sistemleri de parmağının ucunda oynattığını farkettiler. Karşılarındaki kişi sıradan birisi değildi. Saldırganın aslında yine o yöredeki başka bir ISP‘den girdiğini farkedince karargahlarını oraya taşıdılar. Orada saldırganın ISP‘nin 26000 müşterisine ait kredi kartı bilgilerini elde etmiş olduğunu gördüler (bu kredi kartı bilgilerinin kullanılıp kullanılmadığı hiç anlaşılamadı). Saldırgan ondan fazla kişinin e-postalarını izliyordu. Bu e-postalar içinde “itni” ifadesini arıyordu. Tsutomu’nun kuşkusu kalmamıştı: Aradıkları kişi Kevin Mitnick’ti.

Bu sırada saldırganın aramayı Raleigh‘den (ABD’nin öbür tarafı) başlattığı saptandı. Aramalar bir hücresel telefon ve modemle yapılıyordu. Tsutomu tası tarağı toplayıp Raleigh‘e uçtu. Orada telekom şirketi Sprint‘in bir teknisyeni ile birlikte bir arabaya atlayıp telefon görüşmelerini taramaya başladılar. Otuz dakika içinde Kevin’ın yeri saptandı. FBI‘a haber verildi. Kevin’ın kanıtları yok etmemesi için hızlı hareket etmeleri gerekiyordu. Sabahın ikisinde ajanlar kapıyı çaldılar. Kevin’ın ilk sorduğu şey arama belgesiydi. Ajanlar arama belgesini gösterdiklerinde adresin yanlış yazılmış olduğu anlaşıldı. Ama bu Kevin’ın içeri giren ajanlar tarafından tutuklanmasına engel olamadı. Beş yıl hapishanede kaldı. 21 Ocak 2000’de serbest bırakıldı fakat gözetim altında kaldı. Telefon kullanamıyor (annesini araması dışında). Bilgisayara el süremiyordu. ABD dışına çıkması yasaktı. Geçimini konferanslara katılarak sağlıyordu. 21 Ocak 2003 yılında üzerindeki kısıtlamalar kaldırıldı.Şu an kurucusu olduğu Mitnick Security Consulting ,LLC ‘de çalışıyor.

Phishing Nedir ? Ne Amaçla Kullanılır , Anlatımı

Phishing, günümüzde yaygın olarak kullanılan bir saldırı yöntemidir. Görsel ve yazılı basında son zamanlarda online dolandırıcılık adı altında sık sık haberler duymaktayız. Phishing yönteminde temel kullanıcıyı kandırarak, kullanıcıya ilişkin kredi kartı bilgileri, banka hesap numaralarından bu hesaba ait internet şifresine kadar birçok özel bilgileri ele geçirmektir.

Phishing

Kullanılan yöntemlerin başında e-posta ile gönderilen sahte mesajlar gelmektedir. Bu e-posta sanki bir ticari kurumdan(bankalar, alışveriş siteleri vb.) geliyormuş gibi bir izlenim yaratır. Bu, kullanıcının kendisine ilişkin bilgilerini girmesi için kuruma ait bağlantıya(link) tıklamasını içeren bir e-posta olabilir. E-posta içeriği kişisel bilgilerin güncellenmesi, sistemdeki yeniliklerin hesabınızda aktif olması için şifrenizi girin gibi mesajlardır.
Bunu gören kullanıcı e-posta ile gelen mesajdaki bağlantıya tıkladığında kurumun web sitesinin birebir kopyası olan başka bir sayfaya yönlendirilir. Burada girilen şifre gibi özel bilgiler artık başkasının eline geçer.

1. E-Posta Trafiği

İnternet dünyasının en çok kullanılan birimlerinin başında e-posta kullanımı gelmektedir.
Artık bir çok insan gündelik işlerini e-posta ile takip eder hale geldi. İnternetten alışveriş yapıldığında, yapılan bu alışverişe ait fatura bilgileri e-posta vasıtasıyla da gönderilmekte, online bankacılık işlemleri, bankada sıra beklemeden internet üzerinden gerçekleştirilebilmekte ve yapılan bu işleme ait bilgilerde e-posta ile müşteriye bilgisi dahilinde ulaşır. E-posta kullanımının günden güne artması beraberinde bazı sorumluluklarda getirmiştir. İnternet kullanıcıları artık e-posta hesaplarında beklenmedik sürprizlerle karşılaşıyor. İstenmeyen e-postalardan(Spam), virüslere kadar bir çok eylemler e-posta yoluyla gerçekleşmeye başladı. E-postanın günlük hayatta vazgeçilmez bir parça haline gelmesi bazı kesimlerin iştahını kabarttı. Online dolandırıcılık buna paralel olarak arttı. E-Posta kullanımındaki artış vesilesiyle, kötü niyetli biri, bir kuruma ilişkin özel bilgileri(kullanıcı adı, bu kullanıcının şifre, kredi kartı numarası vb.) ele geçirmek için e-postayı kullanır. Bu şekilde e-posta ile yapılan dolandırıcılığa phishing adı verilmektedir.

Phishing yöntemi özellikle yurtdışında başvurulan bir yöntemdir. Son zamanlarda phishing saldırılarında temel hedef Citibank, eBay ve PayPal müşterileri oldu. Ülkemizde bu yöntemle yapılan saldırılara pek karşılaşılmasa(nadiren) da kullanıcıların bilinçlenmesi sonucunda olası bir tehlikeye karşın önceden tedbir almalarında fayda vardır. Yurt dışında bu konuda yapılan anket sonuçları phishing yönteminin önemi vurgulandı. Bu yöntem ile ele geçen şifrelerle kullanıcıların banka hesaplarına girildiği ve internet kullanıcılarını büyük zarara soktuğuna dikkat çekiliyor.
Uzmanlar, dolandırıcıların ele geçirdikleri hesap numaraları ve şifrelerle, internet üzerinden kullanıcının banka hesabına bağlanarak para çaldıklarını açıkladı.

2. Phishing Tehlikesi

Phishing atakları, kullanıcıları şüpheye düşürmemek ve onların güvenini kazanmak için çeşitli yollara başvurur. Internet kullanıcısının aklını çelip, phishing olayının gerçekleşmesi için tek gereken kullanıcının e-posta mesajındaki bağlantıya tıklayıp karşısına çıkan sayfadaki girdileri(kredi kartı, finans bilgileri, şifre vb.) doldurması yeterli olur. Ekrana çıkan sayfa kurumun bire bir benzerinden oluşan bir sayfadır.

E-Posta ile gelen mesaj içeriğine örnek olarak;

- Sayın müşterimiz,

Bankamızın bilgisayar sistemini yenileme ve bu sisteme ait alt yapımızdaki değişiklikler nedeniyle online olarak işlem yapabilmeniz için hesap bilgilerinizi

güncellemeniz gerekmektedir. Hesap güncelleme işlemini yapabilmeniz için aşağıdaki bağlantıyı kullanarak yapabilirsiniz.

http://bankamiz.www.web/?jklemdsewk4254gtrxcb54747rw

Saygılarımızla,

Bankamız.www Bilgi İşlem Müdürlüğü

-

Yukarıdaki bağlantı, müşterinin İnternet bankacılığını gerçekleştirdiği kuruluşun web içeriği olarak aynısıdır.
Müşteri bu işlemden kuşkulanmaz ve bağlantıya tıklarsa karşısına hesap numarası ve şifresini soran pencere gelir.
Bu pencerede istenilen bilgileri girdiğinde müşteriye ait özel bilgiler artık başkasının eline geçmiştir.

* Yabancı kaynaklı bir e-posta. Bu e-posta kurumdan gelmiş gibi müşteriye gönderilmiştir.

* Bir bankaya ait tuzak web sayfası. Açılan penceredeki bilgileri dolduran kullanıcı, özel bilgilerinin başka şahısların eline geçeceğinden habersizdir.

Son zamanlarda eBay, Yahoo, MSN, Paypal, Citibank, Earthlink kullanıcılarına yönelik phishing saldırılarında gözle görülür oranda artış olduğu belirtiliyor. Kullanıcıların şifrelerine ve finansal bilgilerini ele geçirmek için e-posta yoluyla gönderilen maillerin içeriğine dikkat edilmesi gerekir.

Müşterisi olduğu kuruluştan hediye paketi kazandığını belirten bir e-posta alan İnternet kullanıcısının tüm dikkatinin bu elektronik postada olacağı aşikardır. Hediye paketinin adresine gönderilmesi için e-postada belirtilen bağlantıyı ziyaret edip gerekli bölümleri doldurulması istenir. Bunların başında da sayfadaki form alanına müşteri numarasının ve şifresinin yazılması istenir. Sonrasında bu veriler akıp gider.

3. Phishing örnekleri

Aşağıda kullanıcıyı kandırmak için gönderen olarak kullanılan e-posta adresleri(genellikle sahte adreslerdir), e-posta içerikleri, hedef alının kullanıcılara ilişkin bilgilere dair örnekler bulacaksınız. Örnekler son zamanlarda artan phishing ataklarına karşın kullanıcıları bilgilendirmek için verilmiştir. Bu bölümdeki phishing örnekleri Anti-Phishing Working Group (APWG) internet adresinden alınmıştır.

* Gönderici olarak görülen e-posta adresi : MSNPay@MSN.com
E-Posta başlığı : Your membership will be cancelled
Hedef kitle : MSN kullanıcılar
Ele geçirilmek istenen bilgiler: Kredi kart bilgisi, kişisel bilgiler.

Kullanıcıya gönderilen e-postadan kesit:
- Darling MSN services client,

During one of regular automated verification procedures we’ve encountered

a trouble caused by the fact that we could not verify the data that you provided to us.

Please, give us the following information so that we could full verify your identity.

Otherwise your access to MSN services will be deactivated.

To verify your data please follow this link https://start.msnupdateting.info/track?billing

Thank you for using MSN.

MSNPayments Center.

-

E-postada belirilen bağlantı ziyaret edildiğinde sahte MSN sitesine kullanıcı yönlendirilir. Fakat site MSN sitesiyle birebirdir. Yani tamamen MSN sitesinin kopyası oluşturulmuştur.

Kullanıcıyı aldatan bu site, kullanıcının e-posta adresini, e-postaya ilişkin şifreyi, kredi kart numarasını ve kişisel bilgilerin ele geçirilmesini sağlar.

* Gönderici olarak görülen e-posta adresi : aw-confirm@ebay.com
E-Posta başlığı : TKO NOTICE: Verify Your Identity
Hedef kitle : eBay müşterileri
Ele geçirilmek istenen bilgiler: Kredi kart bilgisi, kişisel bilgiler.

Kullanıcıya gönderilen e-postadan kesit:
-
Dear eBay customer,

During our regulary scheduled account maintenance and verifications procedures, we have detected a slight error in your billing information.

This might be due to either of the following reasons.

1. A recent change in your personal information (i.e. change of address).
2. Submiting invalid information during the initial sign up process.
3. An inability to accurately verify your selected option of payment due to an internal error within our processors.

Please update and verify your information by clicking the link below.

https://scgi.ebay.com/saw-cgi/eBayISAPI.dll?RegisterEnterInfo

If your account information is not updated within 48 hours the your ability to sell or bid on eBay will become restricted.

-

Yukarıdaki e-posta, kuruma ilişkin logosuyla birlikte kullanıcıya gönderiliyor. Kullanıcı e-posta belirtilen bağlantıya gittiğinde aşağıdaki resimde görüldüğü gibi adresin benzeri olan başka bir sayfaya yönlendiriliyor.

Aslında e-mail içeriğindeki bağlantı adresi gerçekmiş gibi gözükse de daha önceden hazırlanan kurumun sahte internet sayfası gerçeğiyle görünüş olarak aynısı durumundadır.

Kullanıcı buradan kullanıcı kodu, şifre, kredi kartı gibi bilgilerini girdiğinde bilgiler kötü niyetli kişilerin eline geçiyor.

ebay

Kullanıcı yönlendirildiği adrese dikkat ederse gerçek eBay adresi olmadığı görülür. Fakat ilk görünüşte olağan dışı bir durum sezinlenmez. eBay sitesiyle birebir aynısı olan bu sahte site görünüş olarak kullanıcıda şüphe uyandırmaz.

* Gönderici olarak görülen e-posta adresi : services@paypal.com
E-Posta başlığı : Please, update your Paypal account
Hedef kitle : Paypal kullanıcıları
Ele geçirilmek istenen bilgiler: Kullanıcıların Paypal bilgileri(Kullanıcı adı ve şifresi)
Kullanıcıya gönderilen e-postadan kesit:

paypal

Paypal üyesi bir internet kullanıcısı bu tür bir e-posta ile karşılaştığında bu e-postadaki yönergeyi gerçekleştirmeme olasılığını düşünmek gerekir. Mesajda belirtilen bağlantıya gidildiğinde aşağıdaki sayfaya da belirtilen adrese yönlendirilir. Adrese dikkat edildiğinde bu adresin gerçek paypal adresi olmadığı görülmektedir.

4. Phishing Teknikleri

Kullanıcılar nasıl aldatılmaktadır? Araştırmalarda online dolandırıcılık oranı neden bu kadar artıyor?
Phishing ataklarının büyük kısmı ABD’de gerçekleşmektedir. Ülkemizde phishing konusunda yapılan bir araştırma bildiğim kadarıyla mevcut değildir.

Fakat ülkemizdeki bir bankadan e-posta yoluyla bilgi güncellemesi yapılması gerektiğini içeren bir mesaja rastladığımı da belirtmek isterim. Bu tamamen aldatmaya yönelik bir e-posta idi. Bankalar müşterilerinden e-posta yoluyla bilgi güncellemesi istemezler yada banka çalışanının müşterisinden internet yoluyla kişisel bilgileri isteme ayrıcalığı yoktur.

Ülkemizdeki banka müşterilerinin online işlem şifrelerinin çalınması büyük oranda keylogger[i](klavye tuş girdilerini kayıt eden araçlar) vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Kullanıcıların sistemine yerleştirilen keylogger, sistemde yapılan tüm işlemlerin bir kaydını tutar. Bu kayıtlar klavyeden girilen bilgilerin yanı sıra ekran görüntüleri de olabilir. Bu kayıtlar ya sistemde bir text dosyası olarak tutulur yada klavye girdileri e-posta ile saldırgana gönderilir. Günümüz internet solucanlarının bazıları sisteme entegre olduğunda eğer internet solucanının keylogger özelliği varsa sistemde olup biten tüm kayıtları programcısına gönderir veya ftp(file transfer protocol) aracılığıyla kayıt bilgilerini bir sunucuya aktarır.

Peki keylogger türü programlar sisteme nasıl aktarılıyor?

Bir yada birden fazla sistemde, sistem güvenirlilik testleri gerçekleştiren uygulamalar mevcuttur. Bu uygulamaların en çok kullanılanlarının başında da port tarayıcılar(portscanner) gelmektedir. Bu port tarayıcı programlarıyla sistemin IP numarasını yada belirli aralıklardaki IPleri tarayarak açık portlar(dinlemede olanlar) tespit edilir. Saldırgan/saldırganlar port taraması yaptıkları sistemlerde özellikle dosya paylaşımının olup olmadığını kontrol ederler. Eğer paylaşıma açık bir bilgisayar tespit ettiklerinde keylogger uygulamasını sisteme aktarırlar(Paylaşımı olan bilgisayar dışarıdan sisteme girilmeye çalışıldığında şifre sorabilir. Bu şifreyi aşarsa istediğini elde eder). Bu işlemi otomatik olarak yapan programlarda mevcuttur. Herhangi bir uygulama içine eklenen yada kullanıcıya istediği programmış gibi takdim edilen trojan türü tehlikeli programlarda kullanıcının sistemini uzaktan kontrol edilmesine neden olur. Bu şekilde de kullanıcı izlenip internette gezdiği yerler takip edilir.
Ayrıca son aylarda (haftalarda/günlerde) Windows tabanlı işletim sistemlerinde tespit edilen açıklarla sisteme rahatlıkla uzaktan müdahale edilebilmektedir. Bu müdahalelerin başında sisteme dosya aktarma, aktarılan dosyayı çalıştırma gibi işlemlerle sonrasında kullanıcılar takip edilebilmektedir(bu tür açıklar, yamalarla kapanmıştır). Fakat sistemlerini güncellemeyen kullanıcılar halen tehlike altındadır.

Mecbur kalmadıkça(ve hatta asla) bankacılıkla ile ilgili işlemleri güvenmediğiniz bilgisayarlarda yapmayın. Kullandığınız bilgisayarın web browserin “otomatik tamamlama” özelliğindeki “Formlarda kullanıcı adları ve parolalar” ile ilgili kısmın işaretsiz olmasına dikkat edin.

Phishing ataklarına hedef olan kuruluşlar

Yapılan araştırmalarda en çok phishing ataklarına maruz kalan firmaların başında finansal şirketler, ataklara maruz kalan finansal şirketlerden sonraki sırayı online olarak alışveriş işlemini gerçekleştiren firmalar almaktadır.

Phishing ataklarının en çok gerçekleştiği ülkeler sırasıyla;

1. ABD
2. Güney Kore
3. Çin
4. Rusya
5. İngiltere
6. Meksika
7. Tayvan

Kullanıcıları bu denli zor durumda bırakan phishing ataklarının gerçekleşmesinde temel etmen sistemlerdeki açıklar ve kullanıcıların yeteri kadar bilinçlenmemesidir.

Phishing atak tekniğinin en önemlisi URL (Universal Resource Locator) gizleme tekniği gelmektedir. URL kelimesinden kastımız;
www.yahoo.com / www.hotmail.com / www.ankara.edu.tr gibi internet adresleridir. Bu adreslere karşılık gelen IPler bazı metodoloji işlemiyle değişik şekil alabilir(bu işlemler sonucu ortaya çıkan özel karakterlerin her browserda çalışacağı garantisi yoktur).

Örneğin;

http://bankam.www:finansal@dolandiricilik.www/phishing/sayfa.htm

Bu URLyi web browsera yazıldığında bankam.www internet adresine bağlanılmaz, dolandiricilik.www isimli adrese bağlanılır.

Bir diğer örnek ise IP, Hex normuna dönüştürülür. Bu şekilde IP kullanıcı gözünden saklanır.

http://0xD4.0×9C.0×04.0×14 veya http://0xD49C0414

Atakların gerçekleşmesi için kullanılan açıkların başında İnternet Explorer - Outlook Express gibi internet browserların ve e-posta uygulamalarında bulunan açıklar gelir. Bu açıklar sayesinde kullanıcı e-posta içerisindeki bağlantının üyesi olduğu web sitesine yönlendiriliyormuş hissi vermesine neden olur. Aşağıdaki resimde paypal logosuna tıklamadan önce internet browserin bağlantı sekmesine bakıldığında paypal sitesinin adresi görünmektedir. Gerçekte logo tıklandıktan sonra kullanıcı başka bir adrese yönlendiriliyor.

Yukarıdaki resimde bu tür algılamayı sağlayan kod parçası şu şekle benzer:

Sayfadaki resme tıklandığında SAHTE.WWW adresine kullanıcıyı yönlendirir. Kullanıcıyı yanıltmak için kurumun logo kullanmasının yanı sıra doğrudan bağlantı verip kullanıcıyı sahte bağlantıya yönlendirebilir.

5. Phishing saldırılarından korunma

Unutulmamalıdır ki, phishing saldırıların temelinde e-posta ile kullanıcıları kandırma yatar. Bu tür online dolandırıcılıktan korunmanın en önemli yöntemi bilinçlenmektir.

* E-postanıza müşterisi olduğunuz kurumdan gelen şifre isteklerine kulak asmayın. Bu tür istekler genelde kurum adından gönderiliyormuş gibi yapılır.
* E-postanıza gelen mesajların doğruluğunu ispatlayın. Tanımadığınız kimselerden gelen mesajları silin, asla cevap vermeyin. “Aşağıdaki bağlantıya tıklayın” gibi e-posta isteklerine yanıt vermeyi düşünmeyin.
* Bankalar sizden e-posta ile kişisel bilgi / şifre talebinde bulunmaz. Eğer böyle bir istek gelirse derhal bankanızla irtibata geçin durumu aktarın.
* Online olarak alışveriş yada banka işlemleri yapmak istiyorsanız, bağlandığınız adresin güvenli olup olmadığını kontrol edin(kişisel bilgi/şifre girişi esnasında web browserınızın sağ alt köşesinde kilit simgesi varsa bilgileriniz şifrelenmiş olarak aktarıldığını anlarsınız) .
* Eğer e-postanıza kişisel bilgilerinizi doldurmanızı isteyen bir form sayfası gelirse bu formu doldurmadan 3 kere düşünün. 1. düşünmeniz gereken; gerçekte bu form nereden geldi?. 2. düşünmeniz gereken; bu formu doldurmam neden isteniyor?. 3. düşünmeniz gereken; formu doldurursam neler olabilir?
* Çeşitli kurumlardaki hesaplarınız için kendinizi farklı şifre kullanma konusunda zorlayın.
* Bankanızdan gelen kart extrelerini, hesabınızı düzenli olarak kontrol etmeyi unutmayın. Olası aksiliklerde bankanızla ile irtibata geçin.
* Sisteminizi düzenli olarak kontrol edin. İşletim sisteminizin güvenlik yamalarını yükleyin, Antivirüs yazılımınızı devamlı olarak güncelleyin. Web browserınızın güncel kalmasını sağlayın.
* Güvenmediğiniz bilgisayarlardan banka işlemlerinizi gerçekleştirmeyin.

Döküman : Tacettin KARADENİZ / www.olympos.org

Cookie’ler Cebinize Gelsin - Döküman

Şimdi size cookie alanında devrim olabilecek bir sistemden bahsedeceğim. Aslında bu işin ucu sadece mantığa dayanıyor fakat bütün icatlarda bu şekilde bulunmamışmı? Neyse konuya geçelim.

Cookie'ler Cebinize Gelsin - Döküman
Bulduğumuz XSS’leri kullanmak için kurduğumuz snifferlara gelen cookie’ler kimi zaman aklımızda kalır,
“Acaba adama yaptığımız SM etkili oldu ve linke tıkladımı” gibi düşüncelere kapılabiliriz. Tıkladıysa hemen cookie’leri alıp işimizi yapmamız gerekir ki ilgili şahıs olayı anlamasın..

Buraya kadar herşey güzel fakat diyelim ki şahıs linke tıkladıktan kısa bir süre sonra cookie bilgilerinin (ç)alındığının farkına vardı. Gerekli işlemleri yapıp (şifre değişme vs.) güvenliğini aldı.

Bize gelen cookie’de işe yaramaz bir cookie olacağı için işlem başarısız oldu.

Yukarda bahsettiğim kısa süreden de faydalanmak için şahsın cookie bilgisi geldiği anda bizi SMS ile uyaracak bir sistem geliştirdim. Böylece pc başında olmasanız bile cookie’nin geldiğinden haberdar olabilecek en kısa zamanda gerekli işlemi yapabilecek ve ya yaptırabileceksiniz.

Bu işlem için gerekli olan malzemeler ;

- Kurulu bir sniffer
- Hotmail adresi
- Turkcell hat

Sniffer’daki s.php’ye eklenen ufak bir script sayesinde cookie’nin gelmesi ile beraber bize mail atmasını sağlayacağız. Hotmailin desteği ile gelen cookie’nin alarmını bizim istediğimiz bir Turkcell numarasına gönderecek.

Burdaki s.php dosyasını indirin ve mail satırındaki adresinizi kendi hotmail hesabınızla değiştirip kaydedin. Daha sonra snifferınızdaki s.php ile bu dosyayı değiştirin.

Dosyaları upload ettikten sonra msn messenger’ı açın ve Seçenekler > Telefon > Mobil Ayarlarını tıklayın.

Açılan pencerede Turkcell seçeneği olacaktır onu değişmeden alt taraftaki kutucuğa cep telefonu numaranızı girin ve Next tuşuna basın.

Karşınıza sözleşme çıkacaktır. Ücretlendirme hakkında bilgilendirme yapıyor, bazen kontör gitmiyor bilginize.

Daha sonra yazdığınız cep telefonu numarasına onay kodu gelecektir. Bu kodu Confirmation code kısmına yazıp Next tuşuna basıyoruz.
Cookie'ler Cebinize Gelsin - Döküman

Bir kaç dakika içinde size bilgilendirme mesajı gelecektir. Bundan sonra mailleriniz cep telefonunuza gelecektir.

Size önerim sadece cookie için ayrı bir hotmail hesabı açmanızdır. Böylece cookie beklerken gereksiz maillerden de kurtulmuş olursunuz.

Sistemi iptal etmek için ise s.php yi eski dosya ile değişmeniz yeterli olacak devamında ise hotmailden ayarlama yapabilirsiniz.

Bu olayı dahada geliştirebilirsiniz.. Mesela sadece maillere bakmanıza olanak veren eski tip GPRS telefonlar mevcut. Onları kullanarak sms gelmesine bile gerek kalmadan maillerinizden cookie geldiğini görebilirsiniz. Benim telefonda wireless var o ayrı tabi :) ya da başka sms servisi veren mailleri kullanabilir bunlardan da aynı şekilde yararlanabilirsiniz. Bir başka seçenek ise SMS server kuracaksınız php’ye gelen cookieleri string olarak sms serverına ve numarayada postlayacak, sonuç olarak cookie’ler cebinize gelecek.

Döküman : MackRulZ /

iPhone ve User-Agent İlişkisi İle Bedava Dergi Okumak

Aslında bu olay sadece iPhone kullanıcılarına ücretsiz bir hizmet olarak geliyor (Yayınlayıcı firma Zinio)böylelikle tüm dergiler (Macworld,Pci Magazine,Playboy) gibi ünlü tüm dergiler ücretsiz olarak kullanıcıların tarayıcılarında açılıyor.

İphone And User-Agent

Bu olayın mantığı şu şekilde işlemekte,kullanıcı tarayıcıya(Browser’a) kendisini “User-Agent” veren yöntem ile iPhone tarayıcısından(Browser’a) girermiş gibi gösteriyor böylelikle bu kısa ve gözden kaçan açık ile istediği dergilere ulaşma yolunda hiç bir engeli bulunmuyor.Bazı tarayıcılarda ufak tefek denemelerde bulunup olumlu sonuçlar aldık. her ne kadar dergileri bu şekilde okumak etik bir hareket olmasada iPhone ve Zinio yoneticilerinin gözden kaçırması ilginç bir olay

User-Agent denen mantık ise şu şekilde işliyor Terimsel olarak türkçe açıklaması “Tarayıcıya Hakim Olanının Üstlenicisi” bir diğer açıklamasını kısaca yapmak gerekirse tarayıcınıza bir tanımlama yapar ve websiteleri bunu o şekilde (boss) yani patron olarak nitelendirir.Şimdi Sıra geldi tarayıcılarda bunu yapmak ve kullanmak

Safari

En kolay yöntem Safari kullanarak erişmek. Safari menüsünden Edit > Preferences > Advanced sekmesine gidin ve “Show Develop menu in menu bar.” seçeneğini etkinleştirin. Böylece menüde “Develop” öğesi belirecek.

Oraya tıklayın ve “User Agent” olarak “Mobile Safari 1.1.3 - iPhone”u seçin. İşlem tamam, artık Zinio’yu ziyaret etmek için buraya tıklayın.

Diğer siteleri ziyaret etmeden önce “User Agent” ayarını önceki haline getirmeyi unutmayın.

Firefox

Firefox’tan ulaşmak için biraz cebelleşmek gerekecek. Önce yeni bir sekmede adres satırına “about:config” (Tırnaksız) yazıp enter’a basın ve ince ayar sayfasını görüntüleyin. “Süzgeç” bölümüne “useragent” yazın ve “general.useragent.extra.firefox” satırını bulun.

Bu satıra sağ tıklayıp “Değerini değiştir”i seçin. Açılan metin kutusuna “Mobile Safari 1.1.3″ yazın ve Tamam’a tıklayın.

Tamamdır, dergilere göz arabilirsiniz. Dergileri okumanı bittiğinde sözü geçen ayara sağ tıklayıp “Sıfırla”yı seçin ki diğer sitelerde olası görünüm problemleri olmasın yok ben uğraşamam derseniz bu eklentiyi kullanabilirsiniz.

Firefox İçin; https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/59

Firefox tarayıcınız yoksa Internet Explorer için registry ayarları ile oynamamız gerekiyor

Son Olarak

Opera ve Internet Explorer’da bu işlem pek pratik olmadığı için değinme gereği duymadık.

Bunun bir nedeni de Zinio dışındaki siteleri ziyaret ederken tarayıcınızın iPhone olarak tanıtılmasının problemlere yol açma ihtimalinin olması, bu nedenle Zinio’yla işiniz bittiğinde üstteki işlemleri anlatılan şekilde geri almanızı tavsiye ediyoruz.

Microsoft’ta 7 Açık

Microsoft, yazılımlarının güvenliği için yayınladığı yamalar serisine devam ediyor. Bu ay yayınlanan yamalar, hangi programları ilgilendiriyor? İşte detaylar.

Microsoft 7 Açık

Her ayın ikinci Salı gününde yayınlanan yamalarda bu ay da bazı güvenlik açıkları gideriliyor. Yamaların 3 tanesinin önem derecesi yüksek. 10 Haziran Cuma günü, otomatik güncelleştirmelerle birlikte gelecek yamalar, Internet Explorer, DirectX ve Bluetooth gibi 3 konuda kritik güvenlik açıklarını giderecek. Bu açıkların neler olduğu konusunda bilgi vermeyen firma, güncellemelerin önemli olduğu konusunda da uyarıda bulundu.

Adtech İle Reklam 2.0 Günleri Başlıyor

Artık Zaman SeO cuların Zamanı oldugundan Bir çok Yarışmalar Sunuluyor . Bunlardan Bi tanesi İse
adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması
21o.org adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması

Bu gibi Yarışmalar Çok Verimli oldugundan Çok Kişi Katılıyor Ve Ücretsiz Oldugundan Olsa Gerek (:


Adtech
türkiyedeki adsensenin yerini almayı hazırlanan adtech bence çok doğru bir yolda
bu yılki seo yarışmasının keyword’u
adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması

Sizde Böyle Yarışamalara Katılmak İçni r10.net teki adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması Katılarak Kazanabilirsiniz. herekse Hayırlı olsun .

adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması

adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması

Yarışma Yapılan Yer r10.net